[ad_1]
Dînen fakirseler verilir.
[ad_1]
Dînen fakirseler verilir.
[ad_1]
Beş vaktin sünnetlerine kazaya diye niyet edilirse (ve ayrıca boş vakitlerde devamlı kaza kılınırsa) daha önce (guslün, abdestin, namazın şartlarına uyulmamışsa) bunların yerine geçer, böylece telafi edilmiş olur.
[ad_1]
Böyle durumlarda orta yolda bulunmalıdır. İhtiyaç sahiplerine vermelidir. Durumunuz müsaitse verilir. Evdekiler sabredebilmelidir. Bu bir hâldir. Cömetlik Allah rızası için vermektir, ama her veren cömert değildir. Anneye babaya bakmak çok sevaptır. Ama Allah rıza için bakmaktır.
[ad_1]
Önceden evler dar olduğu hâlde gönüller zengin idi, şimdi evler genişledi, gönüller daraldı. Alt yapı göçtü, kimse kimseye tahammül edemiyor.
[ad_1]
Şimdi kullanmıyorsanız, hiçbir mahzuru yoktur.
[ad_1]
96 gram altını veyâ bunun karşılığı parası, ticâret malı olan dînen zengindir. O zenginlik ölçüsüne ulaşmadığı için onun zekâtını vermeyecek.
[ad_1]
Allahü teâlâ insanı insan olarak yaratmıştır. Zaten esas olan ruhtur. Hayvanlarda bu ruh yoktur. Tarihte olmuştur, insanlar bir Peygamberin bedduasına düçar olmuştur ve Allahü teâlâ da onları maymun şekline çevirmiştir. Ama kitâplarda buyuruluyor ki, üç günden fazla yaşamadılar, yani onların nesli devam etmedi. Dolayısıyla insanlar maymundan gelmedi, Âdem aleyhisselâmdan üredi. Allahü teâlânın bildirdiğini inkâr etmek için, red etme için bunu öne sürdüler. Hayvanlar içerisinde de bir tür, diğer türe değişim göstermemiştir.
[ad_1]
Uzun kuşak tabirini hiç kullanmadık. Zünnar ifadesini kullandık. Papazlar cübbelerine, domuz kılından yapılmış, ince parmağımız kalınlığında bir ip bağlıyorlar. Onu ibadet maksadı ile yapıyorlar. Kuşakla zünnarı birbirine karıştırmamalıdır. Mantoların kuşaklarından ip gibi olanı sarkıtmamalıdır.
[ad_1]
Bedelini hiç olmazsa ödemiştir. Her sene kaç gram düşüyorsa onu hesap eder, kardeşinizle devrini yapar, devrini yaptıktan sonra yiyecek, giyecek, para da verebilirsiniz. Madem ki mutmain değilsiniz, bu şekilde hareket edersiniz.