[ad_1]
Tabiî, salevât-ı şerîfe getirmemiz gerekir.
[ad_1]
Tabiî, salevât-ı şerîfe getirmemiz gerekir.
[ad_1]
Bu dertle, hepimiz dertliyiz. Bunu anlamak, idrâk etmek ve bunun da kibir olduğunu bilebilmek çok büyük ni’metdir. Nefs imâna gelmedikçe, bundan kurtulmamız mümkün değildir. Ama kalbe gelen kötü düşünce, yapılmadıkça veyâ söylenmedikçe, bundan mesûl olunmuyor. Çâre, sâlih kimselerle görüşeceğiz. Hakîkat Kitâbevinin yayınlarından, (Menâkıb-i Çihâr yâr-ı güzîn) kitâbında, (Hulefâ-i râşidîn) ve diğer Eshâb-ı kirâmdan bazılarının hayatları var. (Şevâhid-ün-Nübüvve) kitâbında, Peygamber efendimizin ve Eshâb-ı kirâm efendilerimizden bazılarının hayatları var. (Eshâb-ı kirâm) kitâbı sonunda ve (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)de de var. Eğer Türkiye gazetesine abone isek, [ki abone olmalı ve desteklemeli] vermiş olduğu Evliyâlar ansiklopedisi var. Bunları okuyunca, sâlihlerle beraberiz, kurtuluruz. Allahü teâlâ nasib eder, nefs de imân ederse, temelli kurtuluş olur.
[ad_1]
Dinde değişiklik olmaz ki. Dövme yaptırmak harâmdır.
[ad_1]
İbâdethânelerini yıkmayız, onlara hakâret etmeyiz. Ama müslümân olmayanı, kalben sevmeyiz. Açsa doyurur, çıplaksa giydiririz. Ama, o küfrünü de beğenmeyiz. Yoksa saygı demek, onların yaptığını yapmak değildir, küfür olur. Küfrü sevmeyeceğiz.
[ad_1]
Böyle bir şey yoktur.
[ad_1]
Tabiî. Bakılmak üzere veriyorlar. Devletin hediyesidir. Anne ve baba da kullanabilir. Yetim hakkı gibi bir hak tahakkuk etmez. Ama parayı yiyip, çocuğu da mağdur etmek olmaz.
[ad_1]
Meyyit için iskat dinimizde vardır. Bu konu Tam İlmihal Se’adeti Ebediyye kitabında (Meyyit için iskat) bahsinde vesikalarıyla geniş anlatılmıştır.
Eshab-ı kiramdan bir zatın “aleyhimürrıdvan” annesi veya babası vefat ediyor.
Peygamber efendimiz’e “aleyhisselâm” geliyor ve şöyle sual ediyor:
(Annem (veya babam) hastalığı sebebi Ramazan-ı şerifte namazlarını kılamadı, oruçlarını tutamadı. Onların tutamadığı oruçları tutsam, kılamadığı namazları kaza etsem, onların borcu ödenmiş olur mu?
Peygamber efendimiz cevaben buyuruyor ki:
Anne-baba da olsa kimse kimsenin yerine oruç tutamaz, namaz kılamaz.
Bunun üzerine o zat “aleyhirrıdvan”: şöyle sual ediyor:
Peki ben bir şey yapamaz mıyım?
Resulullah efendimiz “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” cevaben:
(Fidye verirsin) buyuruyorlar
Ehl-i sünnet âlimleri de bu hadis-i şerifi hüccet almışlar ve açıklamışlar. Ve kitaplarında bu hadis-i şerife dayanarak (İSKAT) konusunu anlatmışlar.
Kitaplarda buyruluyor ki; Fidye 1 gün için; 1750 gr buğday veya undan verilir. Bu oruç içindir. Namaz için ise her vakit için 1750 gr buğday veya un verilir. Şimdi 5 vakit namazın farzı ve Hanefi mezhebinde Vitir namazı da vacip olduğu için o da dahil edilince; Günlük 10,5 kilo buğday veya un ediyor. (1750 x 6 = 10500) 1 aylık ise; 315 kilo ediyor. (10,500 x 30 = 315 kilo)… Bu senelerle çarpıldığı vakit; tırlar dolusu un veya buğday verilmesi gerekiyor. Bu da mümkün olmadığı için kitaplarda devir yoluyla yapılır buyruluyor. Ve çuval çuval un getirmek zor olduğu için ehl-i sünnet âlimleri bunu altına çevirmişler. Tam ilmihalde; 1 sene için 60 altın verilir, buyruluyor. Bu altının gramını bulabilmek için; 60 x 7.2 = 432 gr altın ediyor. Bir senelik 432 gr altın verilir. Mesela 30 senenin iskatını yaptığımızda,; (30 x 432 = 12.960 gr altın) karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin sayılı zenginlerinin bile 12 kg altını vermeye gücü yetmez. Bu yüzden de (kağıtla olmaz, altınla olacak) altınla devir yolunu bildirmiş ehl-i sünnet âlimleri…
Dinleyicimiz dedem 81 yaşındaydı, dedi.
* Akıl baliğ yaşı bilinmiyorsa, kadın için 9, erkek için 12 yaş esas alınır.
Miladi takvime göre; 81 yaşında. Ama hicri yaşa göre hesap yapılacak. Hicri yaşı bulabilmek için 30 senede bir sene ilave edilir deniyor. 90’a yakın olduğu için 3 yaş ekliyoruz.
81 + 3 = 84 oluyor.
Büluğa erme yaşı bilinmediği için erkeklerde 12 yaşı esas alıyoruz ve bu zamanlarda ibadetler farz olmadığı içim çıkarıyoruz.
84 – 12 = 72.
72 senenin iskatı yapılacak. Her sene namaz için 60 altın veriliyor diye nakletmiştik. 72 x 60 = 4320 adet ata lira ediyor. Ata liranın ağırlı; 7.2 gram olduğu için 4320 x 7.2 = 31,104 gr altın ediyor. Bunun devrini 1, 3, 5… fakirle de yapabilir. Mesela diyelim ki, komşudan, akrabadan 300 gr altın ödünç aldılar. 5 tane de (salih ve akıl baliğ erkek olacak. Böyle salih erkek) fakir buldular. 31.104 : 300 = 103,6 yani 104 defa 1 kişi ile yapılıyorsa namaz için devir yapılır.
300 gr altını varsa 104 defa salih, akıl baliğ olan bir fakire (Merhum falan efendinin namaz iskatı için bu altınları sana verdim) diye verir. O salih fakirde kendi isteğiyle; (Aldım, kabul ettim. Ve sana hediye ettim) der. 104 defa böyle tekrar edilir. Bu devir yapılan kişi ehl-i sünnet itikadında, 5 vakit namazını kılan, açıktan günah işlemeyen, salih ve büluğ çağına ermiş erkek olacak. Bunlara inanmayan ile devir yapılmaz.
Mesela 5 fakir var ise 104 : 5 = 20.8 yani 21 defa devir yapılır. Böyle 5 fakir oturtulur. İlk sıradakine (Merhum falan efendinin namaz iskatı için bu altınları sana verdim) denir, o da (Aldım kabul ettim. Sana hediye ettim) der. Hemen yanındaki fakire; (Ol vecihle [yani, diğerine verdiğim maksatla] sana verdim) der. O da (aldım kabul ettim, sana hediye ettim) der. Böyle böyle 5.ye gelir ve 1 devir olur. Ve aynı şekilde 20 devir daha yaptığı zaman iskat yerine gelir.
Oruç için ise;
72 . 7.2 = 518,4 gr altın ediyor.
Elde diyelim ki yine 300 gr altın var. 5 kişi ile devir yapıldığı zaman 1,5 altın verilmiş gibi olur. Dolayısıyla 1 devir yapmak yeterlidir. Niyeti ise (Merhum falan efendinin oruc iskatı için sana bu altınları verdim) diyerek yapar.
Zekat için ise;
Ölen kimse zenginse, 5 defa yapar. (Merhum falan efendinin zekat iskatı için sana bu altınları verdim) der.
Son olarak (Merhum falan efendinin kul hakları ve hayvan haklarının iskatı için sana bu altınları verdim) der yaşına göre 3 defa, 5 defa devir yapar. Böylece devir ve iskat biter. Bu Allahü teâlânın rızası için yardım eden fakirlere de (fedakarlık yapıp 30 kilo altın hediye ediyorlar. Dolayısıyla bunlara) maddi duruma göre bir şeyler hediye verilir. Maddi durumu iyi olan 500’er lira, daha aşağı olan 200’er lira, daha da aşağı olan 100’er lira, daha da aşağı olan 20’şer lira, daha da aşağı olan hiç olmazsa 10’ar lira verir. Buna da güç yetmiyorsa birer mendil vs. verilir. Zira kitaplarda bir şey vermek lazımdır buyruluyor. Herkesin durumuna göre… Peki bunları yapınca meyyitin bütün günahları affolur mu? Kesin affolur denemez. Ama kitaplarda şartlarına uygun yapılan ibadetin (iskatta buna dahil) kabul olma ihtimali yüksektir, buyruluyor. Bunların faydasının dokunması için ölenin imanlı ölmesi ve iskatın şartlarına uygun yapılması gerekir. Bunlar yerine gelmişse, Allahü teâlâ da murad ederse, bu vesile ile meyyitin günahlarını affeder.