[ad_1]
Dîni görev yapanlar, başka işlerle meşgûl olduğu zamân bununla meşgûl olamayacak ise, geçim sıkıntılarını gidermeleri için maâş almaları câizdir. Eğer ihtiyâcı yoksa, parayı da istemiyorum diyorsa, götürür fakîre verir.
[ad_1]
Dîni görev yapanlar, başka işlerle meşgûl olduğu zamân bununla meşgûl olamayacak ise, geçim sıkıntılarını gidermeleri için maâş almaları câizdir. Eğer ihtiyâcı yoksa, parayı da istemiyorum diyorsa, götürür fakîre verir.
[ad_1]
Din gayretinin artması için, din gayreti olanlarla beraber olmak lâzımdır. Onları bulmak da zor, çoğu toprak altındadır. Onların kitapları ve eserleri okunursa bu hâsıl olur.
[ad_1]
Zındığın tekidir. Bugün ilâhiyata, imâm-hatip okuluna giden bir çocuk, orada dînini öğrenmiyor. Anne baba sağlam değilse, çocuk mezhebsiz, zındık olur öyle çıkar.
Hazret-i Mehdinin de, deccalin de geleceğini Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” haber veriyor. İsâ aleyhisselâmın da diri olarak göke kaldırıldığı, yeryüzüne tekrar ineceği âyet-i kerimede ve hadîs-i şerîfde bildiriliyor. Şimdi bu adam neye göre bunları söylüyor ki? Zındıklığı sebebi ile.. Bu konuda bilgi, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)de var. Hakikatkitabevi.com da, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) ve diğer kitâplar, hazret-i Mehdi, deccal ve İsâ aleyhisselâm ile alâkalı geniş bilgiyi oradan indirebilirsiniz.
İsâ aleyhisselâm ölmedi, diri olarak göke kaldırıldı, kıyâmete yakın tekrar yeryüzüne indirilecektir.
[ad_1]
Osmanlı, Selçuklu döneminde ve daha önceki asırlarda, hıristiyanı, yahudisi, mecusisi, müslümanı, erkekler büluğ çağına erer ermez tıraş olmuyorlardı. Müslümanın sakalının bir tutam olması gerekir. Az olması bidatdir. Sakal, islamiyetin alamet-i farikası değildir. Sarık da öyledir. Zaman ve duruma göre nasıl hareket edilmesi azım geldiğini ehl-i sünnet âlimeri kitaplarına yazmıştır. Dinimizi doğru olarak öğrenebilmemiz, son nefesimizi kurtarabilmemiz için, ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarını okumak ve onlara itibar etmekle mükellefiz, hatta mecburuz.
[ad_1]
Bunları anne baba câmi’ye götürür. El işâreti ile bunlar anlayabilir, zeki ise kavrayabilir. Onların anlayacağı kadarıyla, İslâmiyyet öğretilir. Zaten namâzda kılınır.
Kulağı duymadığı için günâh söz hiç duymadı. Dili söylemiyordu, harâm söz söylemedi, gıybet de etmedi. Âhiretde fazlasıyla da verilecek.
[ad_1]
Nefsten kaynaklanıyor. Dile sık sık kelime-i tevhidin, salevât-i şerîfenin gelmesi iyiye alâmettir. Şükretmelidir. Şükredilirse, cenâb-ı Hak o nimeti artırır, itirâz da zamanla gider. Çünkü, (Lâ ilâhe illallah) kalbin tasfiyesi, temizlenmesi için ilaç olarak tavsiye edilmiştir.