Dinen zenginiz. Hacca mı gidelim, yoksa önce umreye gitmenin bir mahzuru…

[ad_1]

Hac farz ise zaten oraya gidildiği zaman umreyi de beraber yapacak. Hac farz değil ise, umre de nâfile bir ibâdetdir. Şâfii veyâ hanbeli mezhebinde ömründe bir defa umreye gitmek farzdır. Nâfile bir ibâdet yerine, Allahü teâlânın dînine hizmet eden yerlere vermek ondan daha sevâbdır. Kadının hacca gitmesi bugünkü şartlarda çok zor. Muhakkak harâm işliyor. Harâm işlememek için gitmemek lâzım. İslâmiyyetin doğrusu islâm âlimleri tarafından bildiriliyor. İslâm âlimleri devre dışı bırakılınca, İslâmiyyet doğru olarak anlaşılmaz.

Dînen zenginiz. Birisine borç verdik. Borcunu bize taksit taksit ödüyor. Zekât…

[ad_1]

Onda alacağımız ne kadar ise, onun zekâtını veriyoruz. Borç verilen veyâ alacaklar ele geçince de verilir, ama geçmiş senelerin zekâtını vermek kaydı şartıyla.

Dinen zengin olmanın ölçüsü nedir?

[ad_1]

Yirmi miskal altındır. O da doksanaltı gram altın eder. Türk parası ile şu anda, sekizbinbeşyüz lirası olan dînen zengindir. Üzerinden de bir sene geçti ise zekât vermesi farz, sadaka- fıtr vermesi de, kurban kesmesi de vâcibdir.

Dinen zengin olduğum için zekat vermem gerekiyor. Ama kocam, zekat eskidenmiş,…

[ad_1]

Zekat islamiyetin beş şartından biridir. Kuran-ı kerimde çoğu yerde namazla beraber bildirilen bir ibadettir. İnkarı küfürdür. Bir kimse 5 vakit namazını kılar, diğer ibadetleri yapar ama zekatı inkar ederse kâfir olur. İslamiyet bir bütündür. İçerisinden ben şunları şunları yaparım ama zekatı kabul etmem denemez. Ya hepsini kabul edersin ya da red edersin. Hepsini kabul ediyorum ama şunu kabul etmiyorum denemez. Zira dindeki bir hükmü bile inkâr etmek küfürdür. Mesela Peygamberlerin hepsine iman ediyorum ama  Nuh aleyhisselâmın peygamber olduğuna inanmıyorum diyen 5 vakit namazda kılsa, oruçta tutsada kâfir olur. Peygamberlerden birini inkar etmek, hepsini inkar etmek demektir diye kitaplarda buyruluyor. Dedelerimizin cep kitabı olarak kullandığı Mızraklı İlmihali (orjinal adı: Miftahül Cenne kitabında) Muhammed bin Kutbuddin-i İzniki hazretleri buyuruyolar ki: “Tazimi tahkir, tahkiri tazim küfürdür.” Yani saygı gösterilmesi gerekene hakaret, aşağılanması gerekene saygı göstermek kâfir eder. İbadetlere tazim edilmesi, saygı gösterilmesi gerekir. Bir kimse zekatın Allahü teâlânın emri olduğuna iman etse ama yerine getiremiyoruz, keşke yapabilsek dese, vermesi gerektiği hâlde zekatını vermese, kâfir olmaz, fâsık olur. Ama bir kimsenin hâşâ zekatta neymiş diyerek hâfife alması, tazim edeceği yerde, tahkir etmesi imanı götürür. Bu işin şakası yok. Bir sözle müslüman olunduğu, iman sarayına girildiği gibi bir sözle de kâfir olunur. Bu dinleyicimiz eğer ki, parasının üzerinde tasarruf sahibi değilse, bu paralar kocasının kontrolünde ise zekat vermez. Ama parası kendi kontrolünde ise kocasına söylemeden, zekatını gizliden verir.

Dinen fakirim ablamın zekatını alabilir miyim?

[ad_1]

Ablanız zekâtını size verebilir. Dînen fakir olduğunuz müddetçe zekât alabilirsiniz. Zekât verirken önce yakından başlanır. Yakından başlamak da sevâp itibâri ile daha fazladır.

Allahü teâlâ zengine ver diye emretmiştir. Ama fakire al diye emretmemiştir.