[ad_1]
mehmet avci
Dinimizde çalgının hükmü nedir, izin verilen tarafı var mıdır?
[ad_1]
Davul ve defe düğünlerde(düğün olduğunu duyurmak için) ve bayramlarda izin verilmiştir.Mehter takımı ve bandoları sulhta ve harpte kullanılabilir.Ancak bunun dışında çalgı fıkıh kitaplarında anlatılanlara göre hangi şekliyle olursa olsun haramdır. İzin verilmiş demek yapmak lazım demek değildir. Çalgıyı ilahilere katmak haramdan öte küfre girmektedir.Bu gibi haramlardan elde edilen para haramdır.Haramdan geldiği kesin olarak bilinen para ile hayır yapmanın küfür olduğu fıkıh kitaplarında yazılıdır.Haram olduğu bilinen bir şeye verilen para da haramdır. Haram işlerle meşgul olan kimselerin yaptığı işe güzel demek, yaptığı işi beğenmek küfre götürür.Bu konularda konuşurken dikkat etmek lazımdır.
Dinimizde boşanmanın gerekçeleri nelerdir?
[ad_1]
Dinimizde boşanmak için herhangi bir gerekçeye lüzum yoktur. Sebepsizde boşanabilir. Ama kitaplarda anlatılırken, namusa, mala, iffete zarar gelmeyecek bir suçtan dolayı, dünyalık şeyler yüzünden boşanmak Allahü teâlânın hiç sevmediği mubahtır, helaldir. Boşanmak son çare olmalıdır.
Dinimizde bir ruhun beden değiştirmesi gibi birşey var mıdır?
[ad_1]
Buna tenâsuh deniyor. Hindistandaki hinduların inanışlarıdır. Şiilerin bazı kollarına da girmiş. Hindularda âhiret inancı yok. İslâmiyet bunu kökünden red ediyor. Bunun aslı yoktur.
Dinimiz izin veriyor diye bir erkeğin ikinci bir hanımla evlenmesi caiz…
[ad_1]
İslâmiyyet dörde kadar izin vermiştir, emir değildir. Fakat bunun şartları vardır. Eshâb-ı kirâm ”aleyhimürrıdvan” döneminde ve daha sonraki dönemlerde buna izin verilmiş. Harblerde devamlı sûretle erkekler gidiyordu. Erkeklerin sayısı az idi, kadınlar devamlı sûretle çoğalıyordu. Çocukları yetim kalmasın, dedikoduya sebebiyet vermesin diye Allahü teâlânın verdiği bu izni o zamanki müslüman erkekler kullanmışlar. Bunları başsız bırakmamışlar, koruma altına almışlar. Bir de müslüman nüfusunun artması için Eshâb-ı kirâm ”aleyhimürrıdvan” efendilerimiz teşvik edilmiş. Tabii, o zamanki hanımlar da bunun şuûrunda idi. Meseleyi de iyi biliyorlardı.
Bir kişiyi bir-iki kişinin paylaşmasında elbette ki hased olur, olmuştur da. Ama burada Allahü teâlânın kadına da, erkeğe de emri var, adâleti yerine getirmesi gerekir. Yemesinde, içmesinde, giyinmesinde, hepsinde o adâleti gözetmek lâzım. Gözetmezse, yarın âhiretde bunun hesâbı da ağır olur. Yoksa sadece nefsleri için değildir. O kadının iffetini, nâmusunu korumak için, nüfusun artması için.. bir sürü sebepleri vardı. Şimdi ise, kafasına göre takılanlar var, bunun içerinde zulüm, işkence vardır. Bu zulmün ve işkencenin neticesinde de kavga olur. Kanûnen de suçtur. Bu konuda, Hakîkat Kitâbevinin yayınlarından (Fâideli Bilgiler)de (teaddüd-i zevcât), yani çok evlilik konusunda din düşmanlarına verilen cevaplar ve her iki tarafın da uyması gereken durumlar nelerdir, ne şekildedir, uzun anlatılmış.
Dînimiz evlâdlık alma konusunda ne diyor?
[ad_1]
Evlâdlık alınabilir. Ama problemi var. Meselâ bir kız çocuğu alınmış olsa, bu kız çocuğu bülûğa erince evin erkeğine yabancıdır. Oğlan çocuğu alınsa, bülûğa erince evin kadınına yabancıdır. Kendi yeğenlerinden birisinin kızı evlâdlık olarak alınsa, [kendi yeğenidir, amcasıdır veyâ dayısıdır] bülûğa erdiği zamân problem olmaz. Kız olduğu için de hanımına bir zararı olmaz. Yahûd da kadın tarafı alsa, diyelim ki, kız veyâ erkek kardeşlerinden erkek çocuk evlâdlık olarak alır, bu kadın bunun ya halasıdır, ya teyzesidir. Dolayısıyla mahremidir. Böyle olursa, problem olmuyor.
Dinimi öğrenmek için hangi yayınevinden kitap almalıyım?
[ad_1]
Hakîkat Kitâbevinin kitâpları, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarıdır. Bunlar Allah rızâsı için basılmıştır ve insanlara da Allah rızâsı için ulaştırılmaktadır. Kâr maksadı, gâyesi de yoktur. Sadece kâğıt, cild ve benzeri masraflar üzerine konuyor. Onun dışında herhangi bir ücret konmuyor. Bu kitâplarda yorum yok. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarından alınarak nakledilmiş. İzâh edilmesi gereken yerler, başka bir kitâptan alınarak, köşeli parantez içinde ilâve edilmiştir. Bu kitâpları alanlar insâf sâhibi ise, okumak, istifâde etmek nasib olur.
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, (Bir kâfir, imâm-ı Gazâlî hazretlerinin İhyâu-Ulumiddin kitâbının yapraklarını insâfla çevirse, Allahü teâlâ hidâyet nasib eder). Dolayısıyla Hakîkat Kitâbevinin kitâplarına insâfla yaklaşan, itikâdı bozuksa, itikâdını düzeltir. Eğer ameli bozuksa, amelini düzeltir. Yani, insâflı bir şekilde yaklaşan, mutlaka bu kitâplardan istifâde eder. Bir kimse, (Tam İlmihâl-Se’âdet-i Ebediyye), (İslâm Ahlâkı), (Fâideli Bilgiler), (Kıyâmet ve Âhıret), (Namâz Kitâbı), (Menâkıb-i Çihâr Yâr-ı Güzîn).., bu kitâplardan hangisi alırsa alsın, okuduğu zaman Biiznillâhi teâlâ, istifâde eder. Dînini doğru olarak öğrenir. Ölürken de îmânla gitme ümidi artar.