Dinimizde zikir var mıdır?

[ad_1]

Var tabii. Namaz kılmak, oruç tutmak zikirdir. Zikir deyince ille ele tesbih alıp, Allah, Allah.. demek değildir. Zikir, Allahü teâlâyı hâtırlamak demektir. Meselâ, alış veriş anında karşı tarafın hakkı bana geçmesin diye düşünmek, Allahü teâlânın rızasını düşünmek hep zikirdir. Kur’an-ı kerim okumak zikirdir.

Dînimizde neden köpeklere değer verilmemiştir?

[ad_1]

Hayvanların belli husûsiyyet ve özellikleri var. Meselâ köpek bir kimseden ekmek aldı ise, vefâsı var. Ama bu vefâsını insanlar yalakalık olarak değerlendiriyor. Aşağılama vâsfı olarak değerlendiriliyor. Halbûki o öyle değil. İslâmiyyetle alâkası yok.

Dinimizde mübarek geceler hicri yıl ile kutlanmaz mı, Kutlu doğumu, miladi…

[ad_1]

CEVAP 
Kur’an-ı kerimde bildirilen ve dinde kullanılan Arabi ayların bir yılı, bir güneş yılından on gün kısadır. Hicri kameri aylar, hicri şemsi ve miladi aylara göre, on gün önce gelmektedir. Bunun için Müslümanların mübarek günleri veya geceleri, şemsi yıllara göre, her yıl on gün önce olur. Çünkü, mübarek günler, güneş aylarına göre değil, kameri aylara göre yapılır. Dinimiz böyle emretmektedir. 

İslamiyet’te, güneş yılının ayları içinde sayılı bir mübarek gün yoktur. Doğum günü ve mübarek geceler, hicri yıl ile kutlanır. Bütün ibadetlerde ve dini faaliyetlerde kameri aylar esas alınır. Hac, oruç, kurban ve bayram günleri kameri aylara göre tespit edilir. Haccı Allahü teâlânın bildirdiği Zilhicce ayında yapmayıp da, miladi bir ayda, mesela Ocakta yapmak, orucu, Ramazanda değil de, Şubatta tutmak, dini değiştirmek olur. Bütün mübarek geceler de kameri aylara göre tespit edilir. Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için, bu gecelere kıymet vermiş, bu gecelerdeki, dua ve tevbeleri kabul edeceğini bildirmiştir. Bu geceleri de başka günlere almak dini değiştirmek olur. Allahü teâlâ, (Bu gecelerde yapılan dua ve tevbeleri kabul ederim) buyuruyor. 

Her miladi 20 Nisan günü Kutlu doğum haftası diye kutlamak yanlıştır. Kutlu doğum, 12 Rebiül-evvelde olmuştur. Miladi her sene başka tarihe denk gelir. Bunu 20 Nisana almaya kimin hakkı var? Resulullahın doğum gününü bir yılda iki defa yapmak bid’attir. Şimdi biri çıkıp, (Ya Rabbi, sen Mevlid gecesini Rebiül-evvel ayının on ikinci gecesi yapmış idin, biz onu 20 Nisana aldık. Biz sana uymuyoruz, sen bize uy) demeye hakkı olur mu? Müslümanlar bid’atlerden uzak durmalıdır. 

Dinimize aykırı bir husus için de niyetimiz iyi demek yetmez. Yahut, (Herkes kutlu doğumdan bahsederken, susmak uygun olmaz) demek de, geçerli bir mazeret değildir. Haram bir iş, iyi niyetle de yapılsa haramlıktan çıkmaz. İçki içen de, zina eden de veya her türlü haramı işleyen de, iyi niyetle yapıyorum diyebilir. Böyle iyi niyet insanı kurtarmaz. Hadis-i şerifte, (Cehennem iyi niyetlilerle doludur)buyuruluyor. Bir kimse, iyi niyetle işlediği harama alışır, sonra bunu dinin emri zanneder. Hazret-i Ömer de, (Dininizi doğru öğrenip, buna uygun yaşayın. Yoksa yaşadığınızı din zannedersiniz) buyuruyor.

Dinimizde faiz haram mıdır?

[ad_1]

Fâiz harâmdır. Bu konuda, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)nin fâiz ve banka bahsi var. Çok geniş bir şekilde izâhat var. Banka, fâiz kullanıyor, ama fâizin dışında da iş yapıyor. Helâl ve mubâh iş de yapıyor. Bankanın vermiş olduğu fazlalığı, kişinin kendisinin ihtiyacı varsa onlar da kullanabilir, ihtiyacı yoksa fakire verebilir. Dîn-i islâma hizmet eden yerlere verebilir.

Dînimizin bildirmiş olduğu bazı hükümler var. Meselâ içki harâmdır. Bir kimse öyle bir hastalığa yakanmıştır ki, hastalığının tedavisi sadece alkoldür. Ona içkinin harâm bağı çözülür ve alkolü kullanması gerekir. İlaç olarak ona câizdir. Meselâ, leş, domuz eti yemek harâmdır. Öyle bir yerde ki, domuzdan başka bir şey yok, ölmek üzere. Ölmeyecek kadar domuz eti yiyebilir. Ölmeyecek kadar leş yiyebilir. Susuzluktan ölmek üzere olanın eline içki şişesi geçti, ölmeyecek kadar ondan içebilir. Dînimizin bildirdiği genel hükümler içerisinde bazı istisnâlar var.