[ad_1]
Evet, cem edebilir. Namazın kazaya kalma tehlikesi olduğu için zarûret oluyor. Başka çıkış yolu yok. Cem edilmeyecek olursa kazaya kalacak. Namazı kazaya bırakmak çok büyük günah. Bu günahtan kurtulmak için orada zarûret devreye giriyor.
[ad_1]
Evet, cem edebilir. Namazın kazaya kalma tehlikesi olduğu için zarûret oluyor. Başka çıkış yolu yok. Cem edilmeyecek olursa kazaya kalacak. Namazı kazaya bırakmak çok büyük günah. Bu günahtan kurtulmak için orada zarûret devreye giriyor.
[ad_1]
Tabiî, muayyen günü, nifâs hâli gusülle bağlantılıdır. Muayyen hâl için bir tek hanefî mezhebi on güne kadar diyor. Ama diğer üçü en fazla onbeş güne kadar diyor. Nifâs hâlinin de hanefîde en fazlası kırk gündür. Ama diğer üç mezhebde en fazlası altmış gündür. Mâlikî mezhebini taklîd edenin âdet günü on günü geçerse, üç gün ilâve eder. O üç günü de daha sonra kaza eder. Çünkü hanefî mezhebinden çıkmadı. Lohusalık durumu da kırk günü geçerse, meselâ elli gün sürerese, o on günde namâzı bırakıyor, ama daha sonra kaza ediyor.
[ad_1]
Mâlikî mezhebinde bu hâl abdesti bozmaz.
[ad_1]
Farz gibi kılınır. Vaktinde nasıl kılınıyorsa, vaktinden sonra kaza ederken de aynen kılınır.
[ad_1]
Hayır, bir şey okumuyoruz.
[ad_1]
Özür olmadığı için namaz vakti girmeden önce de, girdikten sonra da abdest alabilir. Bu abdesti bozulmadığı müddet içerisinde istediği kadar namaz kılabilir.
[ad_1]
Bu konuda kitaplarda çok açık, net ifâde var, buyruluyor ki; Gusül, abdest, namaz yarın mizanda geçecek. Neye göre ibâdet edildi. İmam-ı Azam Ebu hanife hazretlerinin naklettiği bilgilere göre, imam-ı Azam Ebu Hanife hazretleri bakacak, benim naklettiğim bilgilere uygun, geçsin diyecek. İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretleri sahiplenmez ise, kendi mezhebinde müctehid olarak yetiştirilenler; imam-ı Muhammed Şeybani hazretleri, imam-ı Ebu Yusuf hazretleri, imam-ı Züfer hazretleri gibi müctehidlerin, ictihadına uygunsa onlar sahiplenecek. Diyelim ki, onların hiçbirisi sahiplenmedi. Mesela diş dolgusu sebebi ile hanefi mezhebinde yok. Geçti. Hanbeli mezhebine geldi, onlarda olmaz dedi. Maliki mezhebine geldi. İmam-ı Malik hazretleri buyuracaklar; diş dolgusu, dolgu veya kaplama [gusülde ağzın içerisini yıkamak farz olmadığı için] gusle mâni değil. Ama bizim ictihadımıza göre bu kimse başın tamamını abdestte mesh etmemiş. Gusülde muvalata dikkat etmemiş. Delke dikkat etmemiş. Bana [ictihadımıza] göre de olmamış. İmam-ı Şafî’i hazretleri de diyecek ki; tertip farz, ona riayet etmemiş. Temizliğe riayet etmemiş. Niyete riayet etmemiş. Bize göre de olmadı. Bu kimsenin ibadeti, red! Akıllı bir kimsenin oturup düşünmesi gerekir. Red ediliyor. Hiçbiri sahiplenmedi. Allahü teâlâ da buyuracak ki; (Ben peygamberime (aleyhisselâm) bildirdim. Peygamberim de aynı şekilde Eshâb-ı kirâma (aleyhimürrıdvan) bildirdi. Eshâb-ı kirâm da, müctehid imamlara bildirdi. Bunların bildirdiği (Benim) bildirdiğim. Sen bunlara uymamışsın, nefsine uymuşsun. Ama bunlardan [müctehid imamlardan] birisine uygun olsa idi, onlar namazına, guslüne, abdestine, ibadetine sahip çıkacaklardı. Ama ibadet hiçbirisine uymazsa, Allahü teâlâ muhafaza buyursun, red edilir.
[ad_1]
Nasıl değiştireceksiniz ki? O mezhebin bütün inceliklerini öğrenemezsiniz ki. Sadece gusül, abdest ve namâzda, taklîd ettiğiniz mezhebin farzlarına uyacak, müfsîdlerinden sakınacaksınız.