Zarûret değildir. İhtiyaçla zarûret karıştılıyor. İhtiyaç, yapmasan da olur demektir. Zaruret, mutlaka yapmak gerek, demektir. Zaruret olabilmesi için, tabib-i müslim-i hâzıkın, (Eğer bu kaplamayı yapmazsan veya dişini doldurtmazsan, sen ölürsün) demesi lâzım.
Kendi mezhebinde, bir ibâdeti yaparken zorlanan, diğer mezheblerdeki çıkış yollarına bakmalıdır. Yoksa ve onu da mutlaka yapması lâzımsa, o zaman zaruret olur. Hanefi mezhebindeki birisi, gusül, abdest ve namazda taklid ettiği mezhebin farzlarına uyar, müfsidlerinden sakınır. Böylece cenâbetten kurtulunur.