Diş fırçalarının domuz kılından olduğu söyleniyor. Böyle bir şey var mıdır?

[ad_1]

Erkelerin tıraş olurken yüzlerini sabunlamak için kullandıkları fırçalar ve elbise fırçalarının domuz kılından yapıldıkları doğru idi. Bilinenleri kullanmamak lâzımdır. Şimdiki diş fırçalarının çoğunu naylondan yapıyorlar. Ya’nî domuz kılı kullanmıyorlar. Dolayısıyla bilene sorarız, domuz kılından yapılıyorsa kullanmayız tabiî.

Diş fırçalamak, misvâk kullanmak orucu bozar mı?

[ad_1]

Bozmaz. Misvâk parçası kopar da, yutulursa bozulur. Eğer diş macunuyla dişimizi fırçalıycak olursak, mekrûh olur. Yalnız şâfi’î mezhebinde öğleden sonra misvâk kullanmak mekrûhdur, uygun değildir.

Diş etlerimde kanama olduğu için orucumu Hanbeli mezhebini taklid ederek tutuyorum.…

[ad_1]

O hükme uyarak kurtulur. Zaten Hanefi mezhebinde de, tükürükten az ise, yuttuğu zaman oruç bozulmaz. Tükürdüğü zaman da, abdesti bozulmuyor. 

Diş etlerim kanadığı için hanbeli mezhebini taklid ederek oruç tutabilir miyim?

[ad_1]

Hanbeli mezhebinde öyle bir ruhsat var. Tedâvi olmuyorsa, çıktığından ve yutulduğundan haberiniz olmuyorsa, hanbeli mezhebi taklid ederek oruç tutulabilir. Çünkü zarûri ve ihtiyaç durumlarında bir mezhebde çıkış yolu yoksa, diğer üç mezhebden birinde çıkış yolu varsa o taklid edilir.

Tabii, oruçda da hanbeli mezhebinin bildirmiş olduğu hükümlere de uyulur.

Diş dolgusunun mâhiyyeti nedir?

[ad_1]

Hanefi ve hanbeli mezhebinde ağzın içerisi vücûdun dışı kabul ediliyor ve yıkaması farz, buyruluyor. İğne ucu kadar kuru yer kalırsa gusül olmaz. Gusül olmayınca abdest de olmaz. Gusül ve abdest olmayınca namaz da olmaz. Bu kimse cenâbetlikden kurtulamaz. Bu zarûret değildir. Zarûret olabilmesi için başka çarenin olmaması lâzımdır. Maliki ve şafii mezhebinde ağzın içini yıkamak farz olmadığı için, bu iki mezhebden birini taklid etme imkânı vardır. Hâl böyle olunca bu zarûret olmuyor. Onun için de, hanefi ve hanbeli mezhebinde olan bir müsliman, dişini doldurttuğu veya kaplama yaptırdığı zaman maliki veya şafii mezhebini gusül, abdest ve namazda taklid etmesi lâzımdır. Aksi hâlde olmaz. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)nin (Gusl Abdesti) bahsinde bu konu çok geniş anlatılıyor.