Dizimden rahatsızım. Namazı bitirdikten sonra tesbihleri çekerken bağdaş kurabilir miyim?

[ad_1]

Selâm verdikten sonra, bağdaş da kurabilir, ayaklarınızı da (kıbleye gelmemek kaydı şartıyla) uzatabilirsiniz. Çok zorsa, namazda bile bağdaş kurarak îmâ ile kılabilirsiniz. Bağdaş kurmadan da kılabilirim diyorsanız, namazdan sonra kalkıp sandalyede, divanda oturabilir ve bu şekilde tesbîhlerinizi çekebilirsiniz.

Dizimden rahatsızım. Kur’an-ı kerim okurken diz üstü oturup, kıbleye dönmek şart…

[ad_1]

Evet. Kur’an-ı kerimi edebli okumanın şartı budur. Hasta ise, ayağını kıvıramıyorsa uzattığı şekilde okuyabilir.

Diyarbakırda metfun bulunan Ahmed Mürşidi hazretlerinin hayatı hakkında bilgi verir misiniz?

[ad_1]

Türkiye gazetesinin yayınlamış olduğu Evliyâlar Ansiklopedisi var. Bunu temin edebilirsiniz ve oradan okuyabilirsiniz.

Diyanetin kursuna gidiyorum. Sizin anlattıklarınızla, onların anlattıkları çok farklı. Nedendir?

[ad_1]

Çünkü kaynak farklı. Biz, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarından naklediyoruz. Onlar mezhebsizlerin kitâplarından naklediyor. Aradaki fark bu. İçinde elbette Ehl-i sünnet de var. Ama ters olan tarafta, mutlaka mezhebsizlerin kitâplarından naklediliyor. Uygun düştüğü zaman da Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarından okunmuştur, ihtilaf olmaz.

Hayzlı kadına Kur’ân-ı kerim okutuyorlar. Bu zarûret, ihtiyaç değildir. Kendi kafalarına göre harâm işlettirmek için yapıyorlar. Mâlikî mezhebini taklid etmek için ortada ne zarûret var, ne ihtiyaç var. Dişe dolgu veyâ kaplama yapıldığı zaman hanefî ve hanbeli mezhebinde gusül olmuyor. Bu müslümân mâlikî veyâ şâfiî mezhebini taklid eder, deyince, (Olmaz!) deniyor. Kendisine lâzım olmayan, emir olmayan bir şeyde harâm işlettiriyorsun, mâlikî mezhebinde vardır, diye taklid ettiriyorsun, ama cünüblükten kurtulmak için taklid etmek lâzımdır, deyince, (Olmaz!) diyorsun. (Sen cünüb kal, Cehenneme git! Hayzlı hayzlı Kur’ân-ı kerim oku, Cehenneme git!) demek istiyorsun. Mezhebsizlerden alınırsa, neticesi böyle olur. Dolayısıyla bunlardan bir şey de öğrenilmez.

Diyanet işlerinin oynadığı temkin vakitleriyle alakalı olarak arkadaşlarımı uyarıyorum onlarda; vebali…

[ad_1]

Olur mu öyle şey. Bir araştırmak lazım. İnsan şuurlu olur, dinlerken de şuurlu dinler. Hele dinini öğrenirken… 1982 senesinde bu vakitlerle oynandı. Türkiye Takvimi o değişikliğe gitmedi. Vebali onlara aittir demek vurdumduymazlıktır. Araştırmak lazımdır, vakitleri değiştirenlerine uymak zorunluluğu yoktur.

Diyalize bağlı olan bir kimse Kuran-ı kerim okuyabilir mi?

[ad_1]

Herkesin durumu farklı olur. Bazıları çok perişan olur. Niye orada zorlanılıyor ki, ilmihâl kitâbı okunabilir. Ayakları uzatarak da caizdir. Ama Kur’an-ı kerimi ayakları uzatarak okumak caiz değildir. Ayakları kıvırmak, edebe riâyet etmek gerekir. Allahü teâlânın kelâmına nerede, ne zaman olursa olsun hürmet etmek gerekir. Allahü teâlânın kelâmına hürmet edilmez, saygı gösterilmezse, bunun bedeli ağır olur.

Orada okuyacak çok şey var, kelime-i tevhid, istiğfar, kitâp okunur. Meselâ (Kıyâmet ve Âhiret) kitâbını okumak uygun olur. O bilgilerle insanın kalbi daha çok yumuşar.