Dört rek’atlik bir sünnet kılarken, 1. ci ve 2. ci rek’atde…

[ad_1]

Secde-i sehv yaparız. Terkinde ve tehîrinde buyruluyor, yani o namâzı yine o şekilde kurtarabiliriz.

Dört rek’atli namazın sonunda oturduktan sonra, ikinci rek’at zannedip, ayağa kalkmış…

[ad_1]

Secde-i sehv yaparız ve tehıyyâtdan Rabbenâ… ya kadar okuyarak selâm veririz.

Dört rek’atli bir namâzın, üçüncü rek’atinde oturanın ne yapması lâzımdır?

[ad_1]

Kalkacak, oturacak, sonra tehıyyât, salli-bârik, (Rabbenâ âtinâ…) okuyup selâm verip secde-i sehv yapacağız. Tehıyyâtdan (Rabbenâ âtinâ…)ya kadar okuyup selâm vereceğiz. Yanî, secde-i sehvle namâz kurtulur.

Dört rek’atli bir farz namâzın ikinci rekâtinde, tehıyyâtı bitirdikten sonra imâmı…

[ad_1]

Orada susmak, başka bir şey okumamak lâzım. Ancak mesbûk olan, [birinci veyâ ikinci rek’ate yetişemeyen] ka’de-i âhirede tehıyyâtı okuyacak ve susması evlâdır. Ama bir başka hanefî fıkıh kitâbında da, (Okunacak yerdir, susmak câiz değildir. Okumak gerekir. Orada kelime-i şehâdet söylenir). Burası imâmın ka’de-i âhiresi, ama bizim ka’de-i âhiremiz değildir. Yoksa ka’de-i ûlâda bekliyoruz.

Dört rek’atli [meselâ ikindinin] sünnetinde, 3. ve 4. rek’atlarda Felak ve…

[ad_1]

Çok yanlış bir şey. Olur mu öyle şey? Dört rek’atli veyâ iki rek’atli namâzda sırayı gözetmek gerekir. Meselâ bir kimse, sabah namâzının sünnetinde, birinci rek’atde (Era eytellezî…), ikinci rek’atde (Kul e’ûzü birabbinnâs…) okusa, farzda okuyacak bir şey kalmadı mı, bitti mi? Bu iki rek’at içerisinde o sıraya riâyet ederiz. Farzında gerilerden, (Yasîn-i şerîf, Vedduhâ, Amme, Nâziât sûresini) okunabilir. Hatta Bekara sûresine geçer, oradan başlanabilir. Hiçbir mahzuru yok. Söyleyen yanlış söylemiş.

Dört mezheb imamının kabirleri nerededir?

[ad_1]

İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerinin kabri Bağdâddadır.
İmâm-ı Mâlik hazretleri Medîne-i münevverede, İmâm-ı Ahmed ibni Hanbel hazretleri Bağdâdda, İmâm-ı Şâfi’î hazretleri de Mısırda, kurâfe kabristanındadır.

Dört mezheb diyorsunuz, bunlar nedir?

[ad_1]

Dört mezheb de itikâdda aynıdır, Ehl-i sünnettir. Bunlar amelde dört mezhebdir. Bunlar itikâdda tektir. Her bir mezheb imamı Peygamber efendimizin farklı tatbîkatını almış ve bildirmiştir. Bunlar hanefi, maliki, şafii ve hanbeli mezhebidir. Bunlar mezheb kuruyoruz diye ortaya çıkmamışlardır. (İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretlerinden dinlerini öğrenen müslümanlara hanefi denmiş…). Amelde de dört mezhebden fazlaydı ama bu dördü kalmıştır. İtikâddaki imamlarımız ise, İmâm-ı Mâtürîdî ve İmâm-ı Eş’arî hazretleridir.

Dört kişi ortak olarak bir kurbanlık hayvan aldık. Çevreden, (Böyle çift…

[ad_1]

Bir şey duyuluyor, o duyduğunu kendine göre yorumluyor, bir de hüküm veriyor. Kitâplarda yazar ki, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz, helâl ve mubâh olan şeylerde teke riâyet ederlermiş. Onun için teke riâyet etmek [1,3,5,7,9,11 olması] müstehâbdır. Emir değildir. Dolayısıyla kurban ortaklığında bir kimse, 2,4,6 kişi birleşerek o kurbana ortak olarak kesebilirler.