Dualarda hep aynı şeyleri söylememizin bir mahzuru olur mu?

[ad_1]

Başlarken, (Elhamdülillâhi Rabbil-âlemîn. Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn). Bu hamdele ve samdele iledir. Ondan sonra bildiğimiz duâların hepsi okunabilir. Türkçe de yapılabilir. Söylediğimizin mânasını, ne istediğimizi bilmemiz lâzımdır. Hatta namazda okuduğumuz duâların da anlamlarını bilmemiz gerekir. Şuûrlu söylememiz gerekir.

Duada sıra nasıl olmalıdır, okuduklarımızı nasıl hediye edeceğiz?

[ad_1]

Hâsıl olan sevâbı, evvelen Peygamber efendimizin “aleyhissalâtü vesselâm” mübarek ruhlarına, bütün Peygamberlere, “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” Eshâb-ı kirâma, Tâbi’îne, Tebe’i tâbi’îne ve sonra büyük âlimlerden hâtırımıza gelenleri, sayabildiğimiz kadar, bunların ruhlarına hediye ederiz. Dînimizi öğreten hocamızı da zikretmemiz gerekir. Ayrıca âhırete intikal etmişlerimize, akrabalarımıza, tanıdıklarımıza…, hediye ederiz.

Duada edep ve talep nasıl olmalıdır?

[ad_1]

Duâ etmeden önce sadaka vermeli, tövbe istigfâr etmeli, salevât-ı şerîfe getirmelidir. Sonra bir Fâtiha, üç İhlâs okumalıdır. Okunanları önce Peygamber efendimize, bütün Peygamberlere hediye etmeli, sonra, (Yâ Rabbî! Onların hâtırı ve hürmetine hakkımda hayırlısı ise, şunları nasîb et!) diye duâ etmelidir.

Dua kitabı istiyorum. Gönderebilir misiniz?

[ad_1]

Herkesin arzû ettiği kitâbı göndermiyoruz. Hakîkat Kitâbevinin yayınlamış olduğu (İslâm Ahlâkı) kitâbında, Hüccet-ül islâm ilmihâli kısmında, sabahleyin yataktan kalkıp, akşam yatıncaya kadar yapılacak duâların hepsi bildirilmiştir. Lâzım olanların hepsi orada vardır. Ayrıca bir duâ kitâbının peşinde koşmanın da bir âlemi yoktur. Yanî o (İslâm Ahlâkı) kitâbında, bir kimsenin günlük olarak yapacağı tesbîhat da bildirilmiş.

Hüccet-ül islâm ilmihâli kısmını okuyan bir müslümân, oradaki yazılanları ezberlemiş olsa, orada yazılan duâları da okumuş olsa, vakit bulamaz. Dolayısıyla başka gerek kalmıyor. Bizim tavsiye ettiğimiz kitâplarda zaten bir müslümân için lâzım olan herşey mevcût. Başka şeye de ihtiyâç yok.

Dua kitabı abdestsiz tutulabilir mi?

[ad_1]

Hanefi mezhebine göre âyet-i kerîme çoğunlukta ise, bu şekilde olanları abdestsiz tutmamalıdır. Çoğunluk itibâriyle açıklamalar varsa tutulabilir. Ama âyet-i kerîme olunca abdestsiz tutmamak daha iyidir. Zarûri bir şey olursa o ruhsat kullanılarak tutulabilir. Hanefi mezhebinde tefsîr kitâbları mushaf gibidir. Yani Kur’an-ı kerime gösterilen edeb ona da gösterilmelidir. Şafii mezhebinde ise, âyet-i kerîme fazla ise mushaf gibidir. Açıklama fazla ise diğer din kitâbları gibidir. Din kitâblarını da abdestli tutmak elbette ki daha iyi olur.

Dua ediyoruz. Allahü tealadan bir şeyler talep ediyoruz. Acaba bunlar da…

[ad_1]

Allahü teâlâyı hâtırlamak zikirdir. (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye) kitâbını hazırlayan zâtın, [Hüseyin Hilmi efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh”]hocasının [Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretlerinin] cep saati varmış. Zaman zaman, namâz vaktine ne kadar kaldı diye bakarmış. Hüseyin Hilmi efendi “rahmetullahi aleyh” hocasından naklen buyuruyorlar ki, (Bu da zikirdir). Allahü teâlânın bir emri hâtılanıyor.

Zikirden murâd, Allahü teâlâyı her an hâtırlamaktır. Yatmak, uyumak, helâya gitmek, yemek, içmek, alış-veriş yapmak, insanlarla görüşmek.., bütün bunlarda Allahü teâlâ nasıl emretti, [Allahü teâlânın kullarıyla nasıl görüşmemiz lâzım, onlara nasıl muâmele etmemiz lâzım] hâtırlayarak yapmak hep zikirdir. Bütün işlerde Alahü teâlânın emrini hâtırlayarak ona göre yapmak, harâmları hâtırlayıp bunlardan sakınmak zikirdir.