[ad_1]
Kul hakları ve diğer borçlar düşmediği müddetçe olmaz. Hacc-ı mebrûr bile farklı anlatılıyor.
[ad_1]
Kul hakları ve diğer borçlar düşmediği müddetçe olmaz. Hacc-ı mebrûr bile farklı anlatılıyor.
[ad_1]
Zaten hanefî mezhebinde, o çatlak arasındaki kan derinin yüzeyine çıkmadığı müddetçe hanefî mezhebinde de bozulmaz. Böyle durumlarda, mâlikî mezhebinin bu ruhsatından istifâde ederek, bir abdestle iki namâzı kılabilirsiniz.
[ad_1]
Namâzdan sonraki yapılan duâda, ellerin kaldırılması ve duâ bittikten sonra da elin yüze sürülmesi sünnetdir. Meselâ öğle namâzını kılıyoruz. İlk sünnetini kıldık, Allahümme entesselâm ve minkesselâm tebârekte yâ zelcelâli velikrâm dedik. O anda elimizi yüzümüze sürmemiz bid’atdir. Yoksa namâzdan sonra yapılan duânın akabinde eli yüze sürmek bid’at değildir, sünnetdir.
[ad_1]
Hanefî fıkıh kitâplarında duâ bahsi anlatılırken, kollar omuz hizâsında uzatılır, parmaklar bitişik olur ve öne meyilli olur ve duânın kıblesi arş-ı âlâ olduğu için avuçlar yukarı açılır. Resûlullah efendimizim mübarek ellerini omuz hizâsında kaldırdıkları ve yukarıya doğru kaldırıp, mübarek koltuk altlarının görüldüğü yazılıdır. Bunu Eshâb-ı kirâm naklediyor. Bitiştirildiği zaman görünmez ki. Herkes yaptığını doğru olarak kabul eder, ama fıkıh kitâplarındaki bildirilen hüküm budur.
Avucu kapalı tutmayınca nur aşağı inmez sözünü söylemek de dine zarar verir. Nur aşağı inmez, kalbe iner. Kalbe girmeyen nurun avuç içerisinde kalmasının bir faydası söz konusu olmaz. Dolayısıyla doğru şekli, (Tam İlmihâl Se’âdet-i Ebediyye)de nakli esâs alarak bildirilmiş.
[ad_1]
Eller kulaklardayken (Allahü ekber) demeye başlanır ve el bağlanırken de bitirilir.
[ad_1]
Olmadı. Zaten hanefi mezhebinde ikinci kavle göre, o merhemin içerisinde temiz bir şey varsa, içine alkol karışması sebebi ile, necis olmuyor. Yani elimize sürmüşsek, bunu yıkamadan önce namaz kılabiliriz. Birinci kavle göre necs olur. Temiz kavline göre dokunduğumuz yerler de temiz oluyor.
[ad_1]
Bu konuda iki tane kavil var. Bir kavle göre necisdir. İkinci kavle göre karışımlardan birisi temiz ise, [içinde su da var] necis olmaz. O kavle göre kurtarır.
[ad_1]
İsyân olmaz da, bazı şeyler geri gelmez. Meselâ, gençlik.
Nimetin geri dönebilmesi için, kulun da yüzünü âhirete dönmesi lâzımdır. Belki o nimetlerin elden kaçması hayrımıza da olabilir.