[ad_1]
Farz namaz kılarken ve bunları kaza ederken kâmet getirirler.
[ad_1]
Farz namaz kılarken ve bunları kaza ederken kâmet getirirler.
[ad_1]
Caiz değildir, Altın altındıri beyazı, kırmızısı olmaz.
[ad_1]
Hakâretin durumuna göre değişir. Nikâh akdini fesh edecek kelimeler bellidir. O kelimelerden birisini söylemediği müddetçe, sövse de, hakâret etse de, bunlar nikâh akdini fesh etmez. Nikâh akdini fesh edebilecek kelimeler zikredilirken, [kinâye sözler deniyor] meselâ (Def ol, git) dedi. Kızgınlığına, [şu anda gözüm görmesin manâsında] söyledi. Boşamak niyyeti ile bunları söylemediği müddetçe de, yine bunlar bile nikâh akdini fesh etmiyor. Hayvanların isimlerini sayarak, vücûdundaki bir noksanlığı [topalsa, âmâ ise] ile hakâret edilmiş olsa bile, karşı taraftaki incitiliyor, kul hakkıdır, günâhdır. Bunlarla helâlleşmek gerekir. Ama bu sözler nikâh akdini fesh etmez. Yanî nikâha bir zararı olmaz. Yalnız, dîne, îmâna sövülürse îmân gider. îmân gidince ona bağlı olarak da nikâh da gider. O hâlden tövbe ve istigfâr edecek ve ondan sonra da tecdîd-i îmân ve tecdîd-i nikâh yapacak.
[ad_1]
Hanefî mezhebindekiler için, abdest akıp, bir namâz kılacak kadar tutamıyor ise, her vakitte böyle olursa özür sâhibi olur. Her namâz vakti girince abdest alacak, o namâz vakti çıkana kadar o abdesti ile istediği kadar namâz kılabilir, Kur’ân-ı kerim okuyabilir. Diğer namâz vakti girdiği zamân başka abdesti bozan bir hâl olmasa bile, özür sâhibi olduğu için otomatik olarak bunun abdesti bozuluyor. Yeniden abdest alması gerekir. İdrar kaçırdığı zamân avuç ayasından fazla yere yayılmış ise, bunu da değiştirmesi gerekir. Yaşlı olup, meşakkate katlanamayan, her zamân için de abdest alamayan, havalar soğuk olduğu zamân zor da oluyor ise, gusül, abdest ve namâzda mâlikî mezhebini taklîd eder. Taklîd edince, idrar kaçırması abdesti bozmaz. Kendi elinin dışında, burundan gelen ifrazat gibi olur. Mâlikî mezhebinin ikinvi kavline göre de necâset namâza mâni değildir. Sürekli çamaşırı değiştirme mecburiyeti de kalmaz. Bunun için şâfiî, hanefî ve hanbeli mezhebinde olan müslümânlar, bu şekilde bir sıkıntı ile karşılaşırlarsa mâlikî mezhebini taklîd ederlerse, bir abdestle birkaç namâz kılabilirler.
[ad_1]
Kız çocukları annesinden öğrenecek veyâ direkt annesi ile muhatap olamıyorsa, yaşça büyük olan, dînini bilen, abla diyeceği birisinden öprenir. Erkek çocuk da babası ile belli bir noktaya kadar gelir, onun abi diyebileceği birisi ile arkadaş olursa, onun vâsıtasıyla bunlar öğretilir. Belli şeylerde yüz göz olmak aradaki sevgiyi, muhabbeti sarsabilir.
[ad_1]
Ecdadımız öyle yaparmış. Bunu anlatan yanlış bir ifade kullanmamış. Peki, iç çamaşırının kısa olmasının zararı olur mu? denirse; dışına giyilen giysi iç çamaşırını belli etmiyorsa, kısa olmasının bir zararı olmaz.
[ad_1]
Yanlış, öyle bir şey yok. Allahü teâlâ kadın kullarını muhâfaza etmiştir. Onun nafakası evlenmeden önce babasına âittir. Babası yoksa, amcasına âittir. Amcası, babası vefât etti, bu sefer erkek kardeşleri nafakayı temin eder. Evlendi ise kocası temin eder. Bütün bunlara rağmen mirâstan da pay veriyor cenâb-ı Hak. Yani mağdur edilmiyor. Belki onu ifâde etmek istediniz, ama böyle ifâde edilmez. Kocası yoksa amcası, babası, onlar da yoksa, bunun nafakasını dînen erkek kardeşleri yerine getirmekle mükelleftirler.