Eşim bana, (Âilem hakkında ileri geri konuşursan, vallahi, billahi, tallahi seni…

[ad_1]

Talâk dediğimiz, nikâh akdini fesh edecek kelimelerden birisini söylememiş. O kelimeler söylenmediği müddetçe de, bu şekildeki bir ifâde ile bir şey olmaz. Konuşmayın, kendiniz için de iyidir. Kocanızın da bu durumda yemîn keffâreti vermesi gerekmez. Boşamakla tehdit etmiş. Ama bu şekilde de konuşmak, tehdit etmek uygun değildir. Müslümân bir erkeğin, ağzından çıkacak bir söz de değildir.

Eshabı Kiram kitabında İstanbuldaki müminler Eyyüb Sultan Hazretleriyle haşr meydanına gidecek…

[ad_1]

Ankaradada, Hacı Bayram-ı Veli hazretleri, Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri var. Oradakileri de onlar götürecek. Peygamber efendimizin vârisi olan âlim ve evliyâ da böyledir. Ama dünyada iken o zâtısevmeli, onun bildirdiği yolda gitmelidir.

Eshab-ı kiram efendilerimizden, Ehl-i beyt imamlarından, evliya-i kirâmdan bazılarına karşı sevgimiz…

[ad_1]

Eshâb-ı kirâm efendilerimizin hepsini sevmek lâzımdır ama bazısı daha çok sevilebilir. Bunun bir mahzuru yoktur. Bu insanın elinde değildir.

Eshab-ı Kehfin isimlerini yazıp yanımızda taşımanın bir mahzuru var mıdır?

[ad_1]

Yanımızda taşımak şekliyle değil de, tarlaya gömmek [bereketi için] caizdir. Yanınızda da taşıyabilirsiniz, mahzuru söz konusu değildir.

Eshâb-ı Kehf hâlâ uyuyor mu, uyuyorsa ne zaman uyanacak?

[ad_1]

Evet, hazret-i Mehdî zamanında uyanacaklar. Hazret-i Mehdîye de yardım edecekler. Ya’nî daha ölümü tatmadılar. Îsâ “aleyhisselâm” da ölmedi, diri olarak göke kaldırıldı. O da hazret-i Mehdî zamanında yeryüzüne inecek, Eshâb-ı Kehf de uyanacak. Bunlar, o zaman ölümü tadacaklar.

Eshab-ı kehf hakkında bilgi verir misiniz?

[ad_1]

Bu konuda, Türkiye gazetesinin daha önce yayınlamış olduğu (İslam Alimleri Ansiklopedisi) ve (Evliyalar Ansiklopedisi) var, onlar da bilgi var. (Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye)de kafi olarak, bize lazım olacak kadar bilgi mevcut. Sarayda yetişen yedi gençtir. Bunlar kendi zamanlarında putperestliği kabul etmiyorlar. Bugünki Tarsus, o Roma devletinin başşehri idi. Zamanın hükümdarı tarafından tevhid inancından dönmeleri için baskı yapılıyor. Bunlar imanlarını feda etmemek için, sarayda kendilerine tanınan bütün imkanları, parayı da, şöhreti de red ettiler. İmanlarını korumak için hicret ettiler. Tarsustaki mağaraya geliyorlar. Orada üç asır uyuyakalıyorlar. Kalktıklarında, [bir gece zannettiklerinden] kendilerindeki değişiklik tuhaflarına gidiyor. Bir tanesi yiyecek için dışarı çıktığında zamanın hükümdarına götürüyorlar. O da tevhid inancına sahipmiş. Beraber o mağaraya gidiyorlar. Sonra hepsi tekrar uyutuluyor. Kitaplarda anlatılırken buyuruluyor ki, (Onlar uyurken melekler geliyor, lâzım olacak gıdayı onlara veriyor). Allahü teala onlara öyle bir uyku ihsan ediyor ki, hiç bir şeyden haberleri olmuyor. Hazret-i Mehdi zamanında uyandırılacaklar. Hazret-i Mehdiye de yardım edecekler. Hatta, hazret-i Ebu Bekr “radıyallahü teala anh” hazretleri ile görüştükleri de geçiyor. Cenab-ı Hak yakınları uzak eder, uzakları yakın eder. O cenâb-ı Hakkın kudreti dâhilindedir. Bunlar sarayda altı genç idi, bir de çoban dahil olmuştu. Köpeği de geldi. Onlarla beraber bulundu. Dinlerini korumak için yaptıkları bu fedakârlıklar neticesinde, cenab-ı Hak onları yüksek derecelere kavuşturdu. Daha ölümü tatmadılar. Eshab-ı Kehf de ölümü tadacaktır.

Eshâb olmak için ne gibi şartlar vardır?

[ad_1]

Peygamber efendimiz hayattayken âkil, bâliğ, müslümân olarak, Resûlullah efendimizin sohbetinde bulunma şartı vardır. Müslümân olarak, bir defa bile olsa Onu görmelidir. Kâfir olarak gören, sonra müslümân olan Eshâb olmuyor. Peygamber efendimizi görüp, müslümân olmayıp, Peygamber efendimiz âhirete intikâl ettikten sonra müslümân olan, ikinci dereceye düşer, tâbiînden olur. Yanî, müslümân olarak bizzat Peygamber efendimizin huzûrunda bulunacak. Meselâ Hasen-i Basrî hazretleri de tâbiîndendir. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm”, Hasen-i Basrî hazretlerini gördü. O daha sabî idi. Peygamber efendimizin huzûrunda bulundu, ama görmedi.

Eşek sütü helal midir?

[ad_1]

Eti de, sütü de helâl değildir. Atın eti de, sütü de câizdir. Tabîb-i müslim-i hâzık veya hâzık müslüman biri tavsiye etmiş ise, ilaç olarak kullanılır. Ama bunun dışında kullanılmaz. Allahü teâlânın men ettiği şeylerin faydası yok demek değildir. Eşek sütünü cenâb-ı Hak yasak etmiştir. Ama faydası olabilir. Cenâb-ı Hak yasak edince o iş yapılmaz.