[ad_1]
Îmân etmeden önce namaz kılmak, oruç tutmak, hac etmek, zekât vermek farz değildir. Yani İslâmiyyetin bildirmiş olduğu emirler ona farz değil, yasaklar da haram değildir. Ona îmân etmek farzdır. Îmân edip islâm sarayına girince bu emirlerle muhatap oluyor. Bu bir şereftir, kıymettir. Bu devlete kavuşup sarayın içine girince, vaktinde edâ edilenler var. Vaktinde edâ edilemezse bunlar kaza edilecektir. Namaz, oruç, zekât, hac buna dâhildir. Beş vakit namaz, kendi vaktinde farzdır. Kılamayan vakti çıktıktan sonra hemen kaza etmek lâzım. Yoksa günâhı katlayarak artar. Ayrıca kaza ettikten sonra da tövbe istigfâr da etmek lâzım.
Namazı kaza etmek gerekmez diyen İbni Teymiyyedir, bunun uydurmasıdır. Mücessime fırkasındandır. Sapık bir kimsedir. Bunun kitâplarını okuyanlar da bunu söylüyor. Halbuki nas [âyet-i kerime ve hadîs-i şerifle bildirilen] var. Vaktinde edâ edilmeyen namazlar tövbe etmek sûretiyle afv olmaz. Meselâ, vaktinde tutulmayan orucun da kaza edilmesi gerekir. Oruç tutamayacak olan, bir hastalığa yakalanıp bir daha tutması mümkün olmayanlar da fidye verir. Hacca gidemeyen vekil gönderir.
Vaktinde kılınamayan namazların kaza edilmesi, kaza ettikten sonra da tövbe istigfâr edilmesi farzdır.