[ad_1]
Bir abdest alıp da, namâzı kılacak kadar bize fırsat vermiyorsa, hanefî mezhebinde özür sâhibisiniz. Kanama devâm etse bile her namâz vakti girince abdest alırız, o namâz vakti çıkıncaya kadar başka abdesti bozan bir hâl olmazsa, hanefî ve şâfiî mezhebinde istediğimiz kadar namâz kılarız, Kur’ân-ı kerîm okuruz. Yanî abdestli olarak yapılan şeylerin hepsini yaparız. İkinci namâz vakti girince tekrar abdest alırız.
Mâlikî mezhebinde bu hâl, [kendi istediğimizin dışında olduğu için] semâvîdir. Yanî şafiî ve hanefî mezhebindeki özür gibi kabûl edilmiyor. Abdesti bozmayan bir özürdür deniyor. Mâlikî mezhebinde bozmuyor. Dolayısıyla hanefî ve şâfiî mezhebinde olan bir müslümân, böyle bir durum varsa, sık sık da abdest alamıyorsa, hassasiyeti varsa, mâlikî mezhebini taklîd eder. Mâlikî mezhebinin ikinci kavline göre de necâset namâza mâni değildir. Kanama olursa, şâfiî de ve hanefî de değiştirmesi gerekir. Ama mâlikî mezhebine göre hem abdesti bozulmaz, hem de necâset konusunda rahat eder, namâzını kılabilir.