[ad_1]
Tabiî. Meselâ yirmi kişi, bir kişiye vekâlet (sadaka-i fıtramı vermek üzere seni vekîl ettim, diye) vermiştir. O çeyrek altını fakîre verirken veyâ devrini yaparken, [yirmi kişiyi tek tek saymasına gerek yok] vekîli bulunduğum kimselerin sadaka-i fıtrası olarak bu altını sana verdim, denir.