Sünnetleri kılarken kazaya niyet ediyorum. Arkadaşım buna karşı çıkıp olmaz diyor.…

[ad_1]

Böyle diyen kimseye itibar edilmez. Çünkü kitaplarda hepsi delilleri ile bildirilmiş. Kitaplarda, Maliki, Şafii, Hanbeli mezheplerinde, kaza borcu olan kimsenin nafile namaz kılması haramdır, Hanefi de ise kabul olmaz buyruluyor. Dolayısıyla kaza borcu olan kimse bu namazlarını kaza edene kadar nafilelerle meşgul olmaz. Biran önce bu borçlarını bitirmelidir. Zira her namaz kılacak kadar vakit geçtikçe (ki bu 6 dakikadır, her 6 dakikada bir) günahı katlanıyor. Bu yüzden borçlarını ödemesi gerekiyor. Bunun için Hanefi mezhebinde sabah namazının sünnetine vacip makamında diyen âlimler olduğu için o istisna edilerek; 5 vakit namazın sünnetlerini kılarken:

 

(İlk kazaya kalan öğle namazının farzını ve öğlenin ilk sünnetini), 

 

(İlk kazaya kalan sabah namazının farzını ve öğlenin son sünnetini), 

 

(İlk kazaya kalan ikindi namazını ve ikindinin sünnetini), 

 

(İlk kazaya kalan akşam namazını ve akşamın sünnetini) denir 3 rekât akşamın farzı gibi kılınır, 

 

(İlk kazaya kalan yatsının farzını ve yatsının ilk sünnetini), 

 

(İlk kazaya kalan vitir vacibi ve yatsının son sünnetini kılmaya) denir ve 3 rekât vitir vacib gibi kılınır. Böyle sünnetleri kılarken kazaya niyet edilince sünnetler de terk edilmiş olmaz. Hem kaza borcu ödenir, hem de sünnet sevabına kavuşulur. Zira sünnetten maksat, farz namazdan sonra veya önce herhangi bir namaz kılmaktır, buyruluyor. Burada kaza kılınınca sünnette yerine gelmiş oluyor. Peygamber efendimiz “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” sünnet diye niyet etmezlerdi. Allah rızası için namaza diye niyet ederlerdi. Yoksa öğlenin ilk sünneti diye niyet etmezlerdi. Dolayısıyla orada kaza olsun vs. namaz kılınınca sünnet yerine gelmiş oluyor.