[ad_1]
Tabiî, bülûğa ermeden önce nefs yoktu. Bülûğa erince nefsin istek ve arzûları da devreye girdi. Kendisini de adam yerine koyar. Dolayısıyla çocuklarınız bülûğ çağında ise isyân ederler. Namâz ağır gelir. Çocukların arkadaşlarına da dikkat etmeli, duâ etmelidir. Arkadaşları da namâzında niyâzında olursa, onlar birbirine destek verir. Onların birbirine olan sözleri ağır gelmez. Bulamadıysak, duâ emeye ve çocuklara namâz kılmalarını söylemeye de devam etmelidir. Bundan geri durmamalıdır.
Namâz konusunda tavîz vermemelidir. Çünkü, Ehl-i sünnet itikâdında amel îmândan cüz değildir. Bir kimse günâh işlediği zamân kâfir olmaz. Ama namâz konusunda ittifak yok. Yanî, (Mü’min namâz kılar, mü’min olmayan namâz kılmaz) meâlindeki hadîs-i şerîfler var. İmâm-ı Ahmed bin Hanbel hazretleri gibi zâtlar, (Namâz îmândandır) buyurmuşlar. Yanî, namâz kılmayan kâfir olur. Namâz vakti girdiği hâlde kılmazsa, kılmak istemezse, kılmadığı için üzülmezse îmânı gider, diyen âlimler var. Bunun için de namâz, başlı başına bir kimsenin mü’min olup olmadığının alâmeti olarak da geçiyor. Bunun için namâz konusunda titiz davranmalıdır. Şimdi çocuğun nefsine ağır gelir, bağırır, çağırır ama, yarın ileride duâ eder.