[ad_1]
Yarın Ramazân-ı şerîf bayramı. Bayram sevinç ve neşenin, sürûrun avdet ettiği bir yerdir. Meselâ Ramazân-ı şerîfde şeytânlar bağlanır. Dikkat edilirse her sene Ramazân-ı şerîfde suç oranları düşüyor. Görünmeyen iki tane düşmân var: Birisi nefs, birisi şeytân. Nefs, içeride. Nefsler bağlanmıyor. Ama şeytân bağlanınca yardımcısız kalıyor. Gene yapacağını yapar, o ayrı bir mesele. Dolayısıyla suç oranları düşüyor. Bu, Ramazân-ı şerîfin kendisine mahsûs bir husûsiyyetidir. Allahü teâlânın yarattığı, gönderdiği melekler oruç tutanlara, ibâdet edenlere durmadan duâ ediyorlar. Zaten Ramazân kelimesi yanmak demektir. Günâhların affı için duâ ediyorlar, günâhlar yakılıyor. Yok ediliyor. Bugün son günü. Cehennemden azâd olunduğu, kurtulunduğu günler. Esâs olan günâhların affedilmesi söz konusu. Bu sebepten dolayı bayram edilmez mi? Onun için ıyd deniyor. [Iyd-i fıtr, fıtr bayramı.] Yani mü’minlerin günâhlarının affedildiği ve sürûrun, neşenin avdet ettiği bir zamân dilimi olması sebebiyle ıyd denmiştir. Bunun için de ıyd-i fıtr, fıtr bayramı deniyor.
Ramazân-ı şerîf bayramı için bugünden hazırlık yapılır. Yeni elbise varsa hazırlanır. Temizlikler yapılır. Herkes kendine göre bir hazırlık yapar. Bayram namâzı hanefî mezhebinde erkeklere vâcibdir. [seferî olanlara değil.] Sabahleyin erken kalkılır. Eğer gusl abdesti almak mümkünse [sünnetdir, müstehabdır] alınır. Tırnaklar bugünden itibâren kesilebilir. Güzel kokular sürünülür. Câmi’ye giderken sessizce tekbîr de getirilir. Câmi’ye gidilir, bayram namâzı kılınır. Akrabâlara gidilemezse, aranır. Tebrikler olur. Duâlar alınır. Geçmişlerimizi de unutmamamız lâzım. Eğer kendi bulunduğumuz yerde ise bizzat gider, kabrlerini ziyâret ederiz. Edemiyeceksek, hiç olmazsa bir Fâtiha, onbir İhlâs okuruz ve hediyye ederiz.
Ramazân-ı şerîn kendisi mubârek, gündüzü mubârek, geceleri de mubârekdir. Bu gece de bayram gecesidir. [Kurban bayramı geceleri bir gün sonra geliyor, ama Ramazân-ı şerîf geceleri bir gün öncesinden geliyor.] Dolayısıyla bu gece de mubârekdir. Âhirete intikal edenleri hâtırlamak gerekir. Bugünler, sevâblar katlayarak verilen zamân dilimidir. Bunları ganîmet ve fırsat bilmeli.
Bu vesîle ile biz de, başta büyüklerimiz olmak bütün üyelerimizin, bütün âlem-i islâmın Ramazân-ı şerîf bayramlarını tebrîk ediyoruz. Cenâb-ı Hak hayrlara vesîle kılsın. Feyzinden ve bereketinden istifâde etmeyi nasîb ve müyesser eylesin inşâallahü teâlâ.
[Sadaka-i fıtrı vermeyenler varsa, bayram namâzına kadar verebilir. Hanefî mezhebinde bayram namâzından önce vermek efdaldir veyâ orada vâcib olur ifâdeleri geçiyor. Artık orası sondur, vermek lâzımdır. Unutup, veremeyen bayram namâzından sonra da verebilir.]