[ad_1]
Bugün kurbanlar kesilmeye devâm ediyor, hatta üçüncü günü güneş batana kadar [şâfi’î mezhebinde dördüncü günü de] kesilebiliyor. Teşrîk tekbîrleri de, dördüncü günü ikindi namâzına kadar devâm ediyor. Bunu da unutmamak gerekiyor. İnsan tek başına namâz kılarken unutabiliyor. Ama cemâatle kılınsa, bir tanesi uyanık olur ve o hâtırlatıverir. Burada cemâatle namâz kılmanın önemi de çıkıyor.
Kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günü, bu üç gün içerisinde kişinin elindeki kullanmadığı mallar, çeyizler varsa nisâba dâhil ediyor. Yalnız kurbanın vâcib olabilmesi için beş tane şart bildirilmiş; müslümân olacak, akıllı olacak, bülûğ çağında olacak, mukîm olacak ve kurban nisâbına mâlik olacak. Bunlardan birisi yoksa kurban kesmek vâcib olmaz. Kurban bayramının birinci ve ikinci günü seferî olup, üçüncü günü vatan-ı aslîsine dönenin kurban kesmesi lâzımdır. Birinci ve ikinci günü mukîm olup da, kurban kesmeyen bir kimse de üçüncü günü sefere çıksa kurban kesmek vâcib olmaz. Çünkü her ibâdet vaktin sonunda farz veya vâcib olur. Kurban da böyledir, buyuruluyor. Ama bu kimse üçüncü gün güneş batmadan seferdeyken geri gelmiş olsa, yine kesmesi vâcib olur. Meselâ namâz da her vaktin sonunda farz olur. Biz vaktin başında farz namazı kılınca, nâfile kılmış olmayız, farzı yerine getirmiş oluruz. Diyelim ki, daha öğle namâzını kılmadan İstanbuldan Boluya gitmemiz gerekti. Yola çıkmadan, evvel vaktinde kılsaydık mukîm olarak kılacaktık. Ama vaktin sonuna doğru yolda kılınca seferî olarak kılmış olduk. Dolayısıyla kurban bayramında da önemli olan kurban kesen kimsenin, kurban kesilirken mukîm veya seferî olmasıdır. Hayvan kesilirken mukîmsek, vacib sevâbı alırız, değilsek nâfile olur. Hayvanın seferî olma durumu söz konusu olmaz.
Bir evde kim nisâba mâlikse, o kurban keser. Meselâ kendisi nisâba mâlik iken kesmeyip de, hanımın gönlü olsun, kırılmasın, bu sene de ona keselim diye, nisâba mâlik olmadığı hâlde hanımına kesecek olursa, kendisi günâha girer, borçlu kalmış olur. Onun için, evde bulunanların herbirinin zekâtta, sadaka-i fıtrda, kurbanda, hesâblarına ayrı ayrı bakılır. Bu iş nöbetleşe değildir, nisâba mâlik olup olmamaya bağlıdır.