Bugün kurban bayramının birinci günü olması sebebiyle kurbanla ilgili bilgiler verir…

[ad_1]

Kurban bayramının birinci günü olması sebebiyle, dün Arefe idi, Arefe günü sabah namâzından itibâren başlayan teşrîk tekbîrleri var. Yirmiüç vakit devam ediyor. Dördüncü günü ikindi vaktine kadar devam ediyor. Senede bir defa geldiği için unutulabiliyor.

Namâz, zekât, oruç nasıl bir ibâdetse, kurban da Rabbimizn bir ibâdetidir, malla yapılan bir ibâdetdir, bir fedakârlıktır. Kurban kesmek, İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerinin ictihâdına göre vâcibdir. Diğer üç mezhebde, vâcib makâmında müekked sünnetdir. Kur’ân-ı kerîmde açıkça, (Kurban kes!) emri var. Kurban kesmek vâcibdir, ama etini dağıtmak müstehabdır. Kurban kesmek, fakîr-fukarânın et ihtiyacını karşılamak için olan bir ibâdet değildir. Bu manâda kullanıp, kurban kesimini kaldırmak istiyorlar. Allahü teâlânın bu emrine şeytânlaşmış, mücessem nefs hâline gelmiş olan insanlar da buna karşı çıkıyor. Allahü teâlâ Muhammed aleyhisselâmın ümmetine kurban kesme ibâdetini emretmiştir ve kesilecek hayvanlar da hadîs-i şerîflerle açıklanmıştır. Bunlar koyun, keçi, sığır, deve. Bunun dışındaki hayvanlardan kurban olmaz. Koyun ve keçiyi bir kişi, sığır ve deve bir kişiden yedi kişiye kadar ortak olup kesilebilir. Kurban keserken de, çift sayıda kimseler birleşip de kurban kesmiş olsalar, herhangi bir mahzuru söz konusu olmaz.

Kurban bayramı bir et bayramı değildir. Yani kesip de et dağıtmak bayramı değildir. O fakîr fukarâ sadece kurban bayramında yok ki. Senede iki defa hâtırlanmaz ki. Kesilen hayvanın eti, fakîr-fukarâya verilirse ihsân edilmiş olur. Fakîrlerle zenginler arasında muhabbetin gelmesine sebep olur. Birçok faydaları söz konusu olacaktır. Ama mutlak sûretle verecek diye bir emir yok. Zekâtda var. Sadaka-i fıtr vâcibse mutlaka verilecek. Kurban, nisâba mâlik isek mutlaka kesilecek. Ama eti mutlaka dağıtılacak diye bir emir söz konusu değildir. (Bu, fakîr ve fukarânın et ihtiyâcını gidermek olduğuna göre, et yemese de olur, parasını veriverelim) şeklinde düşünenler kendi, kafalarına göre söylüyorlar, kurban ibâdetini ortadan kaldırmak istiyorlar. Sokağın ortasında kesmek, hayvana eziyet etmek elbette ki uygun değildir. Zaten kitaplarda da böyle yapın denmiyor. Bu, insanlar dînini bilemedikleri ve bu konuda da bir gayrete girmedikleri için olur.

Kurban bayramı demek, sadece kurban kesmekle meşgûl olmak demek değildir. Bu bayram da elbette sevinç günüdür. Eğer cenâb-ı Hak bir imkân verdiyse, bir kimse kurbanını kestiyse, Allahü teâlâya elbette şükredecektir.

Kurban namazı diye bir namaz yok ama böyle bir ibâdet kendimize nasîb olduğu için, iki rek’at Allah rızâsı için namaz kılabiliriz. Bu kıldığımız namazı da meselâ, ilk kazaya kalan sabah namazının farzına ve yâ Rabbî! Bu verdiğin nî’mete şükür olarak… diye niyet ederek kılabiliriz. Bunun herhangi bir mahzuru yoktur.